Donanma-mış

Soru: Sevgili Sivilay Abla; Deniz Kuvvetleri’nde komutanlar istifa etmiş, gemileri yüzdürecek komutan kalmamış haberlerinden çok etkileniyorum. Çocuklarım, ailem, ülkem güvende değil diye çok korkuyorum. Acaba ne önerirsiniz? Rezene ya da sinameki çayının bir faydası olur mu? Tabii benim sinirlerim çayla yatışır belki de, ya ülkemizin güvenliği? Ona nasıl bir çay demleyeceğiz? (Adile Karasaban)

Cevap: Sevgili Adile; Türkiye haritasını gözünün önüne getir. Denize olan kıyılarımızın uzunluğu kara sınırlarımızın üç katı. Peki, Deniz Kuvvetleri Kara Kuvvetleri’nin kaç katı? Ne katı, yüzde 2’si kadarsa iyi.


Darbecilik suçlamasıyla tutuklananlar için değil esas bu manzarayı protesto edip istifa etmek hatta gerekirse toplu intiharla tehdit etmeleri gerekirdi.


Bir etrafımıza bakalım, bir de şu anki donanmaya bakalım:


Bizim on beş firkateyn ile balıkçı teknesinden bozma yirmi hücumbottan oluşan donanmamız Yunanistan donanmasında bir albayın emrindeki envantere denk geliyordur.


Diyelim Rusya sıcak denizlere inmeye karar verdi. Donanmaya kaldıysak Ruslar sıcak denizlere iner, kum banyosu bile yapar.


Donanma ile Suriye’yi sahilden muhasara etmeye kalksak gemilerimizi radarlar bile farketmez.


Mavi Marmara krizinde “donanmayı gönderelim” diyenler olmuştu da “daha yarı yola varmadan İsrail hepsini batırır” suflesi ile söylenen laflar yutulmuştu.


İran, Ermenistan ve Irak ile muhtemel bir ihtilafta gemileri karadan yürütme dışında şansımız yok. Bulgaristan ve Gürcistan ile savaşırsak gemimiz de olmayıversin.


Gemiyle darbe de yapılamaz.


Bu donanmanın tek eksiği komutan olsun.


Rezeneleri bırak dağkeçileri yesin, sen normal Rize çayı iç.


Nostaljik halk otobüsü


Soru: Sevgili Sivilay Abla; yıllar öncesinin gündelik hayatının bir parçası olan ama bugün bizim için nostaljik taşıtlar var. Mesela fayton, İstiklal Caddesi’ndeki tramvay ya da 1950 model bir taksi. Düşünüyorum da acaba bundan üç yüz yıl sonra bugüne ait neler nostalji aracı olacak? (Şemsi Kaynak)

Cevap: Sevgili Şemsi; ilginç bir soru. Dolmuş, sarı taksi, halk otobüsü, metrobüsün hangisi üç yüz yıl sonra nostaljik değeri olan bir taşıt olur diye düşünüyorum. Cevap: Hiçbiri. Çünkü bu araçların tümüyle kötü anılarımız var. Faytonun da tramvayın da zamanın şiirine, şarkısına konu edilmişliği var. Yazılmış anılar, kulaktan kulağa anlatılan hoş diyaloglar mevcut.


Bugün “Dolmuşlar, halk otobüsleri kaldırılmasın, yoksa çocuklarına ekmek götüremeyecekler” diye bir imza kampanyası yapılsa tek imza atan çıkmaz. Hâl böyle olunca da üç yüz yıl değil otuz yıl sonra bile hatırlayan çıkmayacaktır. Kimse hatırlamak istemeyecektir.


***


Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı

sivilayabla@gmail.com